Koruyucu Aile Olmanın Şartları

Koruyucu aile olmak güzel, canlı ve çok yönlü bir ayrıcalıktır. Eğer bir çocuğa koruyucu aile olmak istiyorsanız, çocuklarla birlikte yaşamaktan zevk duymanız lazım ve kendi özel yaşam öyküsüne sahip olan bir yabancı çocuğun dünyasına adım atmaya hazır olmanız gerekir. Bu, çocuğun kendi ihtiyacına göre onu desteklemeyi, teşvik etmeyi ve ilgili kurumlarla işbirliği içinde çalışabilmeyi de kapsar.

Bunun yanısıra yeterli bir gelire sahip olmanız, yani mevcut geliriniz ile, yani çocuğun bakımı için ödenecek paraya bağımlı olmayacak şekilde geçinebilecek durumda olmanız gerekir.

Ayrıca korunma altındaki çocukla öz ailesi arasındaki ilişkiyi de -eğer bu durum çocuğun yararına uygun görülürse- ayakta tutmaya hazır olabilmelisiniz.

Koruyucu ebeveynlerde aranan genel özellikler nedir?

■ hayata karşı iyimser bir bakış açıları olmalıdır,

■ çocuklarla zaman geçirme arzusunu taşımalıdırlar,

■ bakımını üstlendikleri çocuğu olduğu gibi sevebilmeliler,

■ onunla sevinç ve zevklerini paylaşmalılar,

sabırlı ve dayanıklı olmalılar,

■ eve alınacak çocuk için yaşam alanının uygun olması gerekir,

■ çocuğun sorunlu öz ailesine de saygı duyabilmeleri gerekir,

■ bazı durumlarda bakımı üstlenilen çocuktan sonradan ayrılmayı kabullenecek psikolojiye sahip olmalıdırlar.

Ayrıca koruyucu ebeveynlerden;

■ çocuğun yeteneklerinin ve becerilerinin el verdiği ölçüde eğitim ve öğretimini ya da meslek sahibi edindirilmesi için gerekli çabayı göstermeleri,

■ hizmet sürecinde çocukla ilgili oluşan her türlü rutin dışı değişiklikleri ve bunlara ilişkin duyumlarını aksatmadan sorumlu meslek elemanına bildirmeleri ve gençlik dairesinin koruyucu aile birimiyle işbirliği içerisinde çalışmaları beklenmektedir.

Göçmen kökenli koruyucu aileler

Koruyucu aile olarak çocuk alabilmek için Alman vatandaşlığı zorunluluğu yoktur. Ancak çocuğun bakımının ve ihtiyaçlarının giderilmesinin garanti altına alınabilmesi açısından, koruyucu ebeveynlerin Almanya’da oturum hakkına sahip olması gerekir. Süreli oturum hakkı sadece istisnai durumlarda yeterli olarak görülmektedir. Belirleyici olan, bakılan çocuğa emniyetli bir çevre sunmaya yönelik kişisel uygunluktur. Çocuğun o çevrede kendisini geliştirebilmesi mümkün olmalıdır. 

Ailenin mükemmel düzeyde Almanca bilmesi şart olmamakla beraber, en az bir ebeveynin çocuğun ihtiyaçlarını kendi başına giderecek düzeyde Almanca’ya hâkim olması gerekmektedir.

Koruyucu aile olmak isteyenlerde genel olarak hayat tarzı, dünya görüşleri ve aile durumu (dinî mensubiyet, etnik köken, siyasî fikirler, geleneklere bağlılık, meslek v.s.) gözetilmemektedir ve aşırılık söz konusu olmadıkça dışlayıcı neden olamaz. Yetkili personel yalnızca çocuğun selameti açısından değerlendirme yapmak durumundadır; bir hayatın nasıl yaşanması gerektiğine dair kendi veya toplumda yaygın olan görüşleri adayların değerlendirilmesine yansıtamazlar.

 

Diğer şartlar

Bir çocuğun bakımını üstlenebilmek için evli olmak şart değildir. Tek ebeveynler ve bekârlar da koruyucu aile olabilirler.

Uzun süreli bir bakım durumunda çocuklar ile koruyucu ebeveynler arasındaki yaş farkının bir anne-baba ile evlat arasındaki doğal yaş farkına uygunluğu gözetilmekle beraber bebek ve küçük çocuklar kırk beş yaşındaki ebeveynlere de verilebilmektedir.  

Çocukların oynamak ve öğrenmek için mekana ihtiyaçları olduğundan yeteri büyüklükte bir eve gereksinim görülmekte, ancak her çocuk için ayrı bir oda olması şart değildir.

Çocuğun ailede sürekli muhatab olabileceği bir kişiye ihtiyacı var. Bu nedenle çoğunlukla bir ebeveynin çalışmadığı veya çalışıyorlarsa da iş zamanlarını çocuğun en az bir ebeveynle sürekli muhatap olabileceği şekilde ayarlamaları öngörülmektedir. Çocuk aileye entegre edildikten sonra diğer imkanlardan da istifade edilebilir (örneğin ana okulu, okul).